Emniyetli, düzenli ve hızlı (safe, orderly and expeditious) hava trafiği, pilotlar ve kontrolörler arasındaki doğru ve verimli iletişime bağlıdır. Her geçen gün yeni hava saha kullanıcıların ortaya çıkmasıyla hava trafiğinin miktarının ve karmaşıklığının artması, radyo iletişiminin gerekliliğini ve uygulamalarını daha da kritik hale getirmektedir.
Gerçek zamanlı pilot ve kontrolör radyo iletişimine mercek
tutan çalışmalar (Cardosi ve arkadaşları, 1998), konvansiyonel radyo
ilerişiminin şaşırtıcı derecede düşük bir hata oranı ile çalıştığını göz önüne
sermektedir. Bu çalışmalar, ATC ünitelerindeki ses kayıtlarını analiz etmiş ve
bu sesli iletişimlerin yüzde birinden daha azının, iletişimin doğruluğunu
etkileyen bir hatayla sonuçlandığını tespit etmiştir. Saat başına düşen
iletişim hatası açısından bakıldığında, tekil
bir frekanstaki "geri okuma" (readback) hatalarının sayısı saatte
bire yakındır. Ancak bu düşük hata oranı, tek bir hatanın bile potansiyel
ciddiyetini azaltmadığı gibi öneminin yadsınmasına da sebep değildir.
Havacılık Emniyeti Raporlama Sistemi'ne (ASRS)
sunulan raporlar, belirli hata türlerine dair detaylı anlatımlar sunmakta ve
ilgili pilot ve kontrolörlerin bu hataların neden oluştuğuna dair kök nedenlere erişebilmede büyük bir içgörü sağlamaktadır. ASRS raporları, daha
objektif materyallerden (örn. ses kayıtları) elde edilmesi mümkün olmayan bir
detay seviyesinde de iletişim hatalarını incelemek için önemli bir araç olarak görülmektedir. NASA tarafından yönetilen sistem, gönüllü raporlama mekanizması
sayesinde havacılık emniyeti olaylarının anlaşılmasında kritik bir rol
oynamaktadır.
ASRS analizine toplam 386 rapor dahil edilmiştir. Çalışmada
bulunan iletişim hataları üç ana türde sınıflandırılmıştır:
- Geri
Okuma/Dinleme (Readback/Hearback) Hataları: Pilotun talimatı
(clearance) yanlış geri okuması ve kontrolörün bu hatayı düzeltmemesi
durumudur. Analizde yer alan hataların %47'sini oluşturmuştur.
- Pilot
Geri Okumasının Olmaması (No Pilot Readback): Pilotun geri okuma
yapmaması, hataların %25'ine davetiye çıkarmıştır.
- Tip
II Dinleme (Hearback) Hataları: Kontrolörün, pilotun doğru geri okumasındaki kendi hatasını fark edememesi durumudur. Bu analizdeki
hataların %18'ini oluşturmuştur.
Bu hatalara birçok faktör katkıda bulunmuştur. En yaygın
faktörler şunlardır: Aynı frekanstaki benzer çağrı adları (call signs), pilot
beklentileri (örn. kontrolörün gerçekte söylediği yerine bekledikleri
talimatı kabul etmeleri) ve yüksek kontrolör iş yükü. Tespit edilen
iletişim hatalarının sonuçları (önem sırasına göre) ise şunlardır: İrtifa sapmaları
(altitude deviations), standart ayırma kaybı (loss of standard separation), ATC
operasyonel hataları, pilotların yanlış piste inmesi ve pist ihlalleri (runway transgressions).
Bu verilerde sunulan oranların, operasyonel ortamdaki tüm
iletişim sonuçlarının oranlarını temsil etmediğini anlamak önemlidir. Çoğu
iletişim hatası o anda düzeltilmekte ve ASRS'ye rapor edilmemektedir.
Genellikle sadece potansiyel sonuçları olan hatalar (bir pilot
sapması/deviation gibi) rapor edilmeye değer görülür. Ancak ASRS
raporlarındaki veriler, iletişim hatalarının doğasını ve bunlara katkıda
bulunan faktörleri anlamak açısından yol gösterici olabilir. Ayrıca hataların oluşumunu azaltabilecek düzeltici
önlemleri belirlemek ve proaktif yaklaşımlar sergileyebilme noktasında da faydalıdır.
İletişim Sorunlarına Yol Açan Faktörler
- Benzer
Çağrı Adları: Raporların %15'inde belirtilmiştir. Genellikle
pilotun başka bir uçağa ait talimatı kabul etmesiyle sonuçlanır.
- Pilot
Beklentileri: Pilotun söylenen yerine beklediği şeyi duymasıdır (expectation bias).
Raporların %13'ünde görülür ve en çok pist ihlallerine (%36) neden olur.
- Kontrolör
İş Yükü: Raporların %11'inde yer almıştır.
Hata Türleri
Tip 1 Hatası (Readback/Hearback Error): Bu hata
türünde kontrolör talimatı verir, yanlış yapan pilottur, hatayı fark edemeyen
ise kontrolördür. Pilot verilen talimatı yanlış anlar ve yanlış geri okur
(read-back). Kontrolör ise bu yanlış geri okumayı düzeltmez.
Tip 2 Hatası (Hearback Type II Error): Bu hata
türünde yanlış talimatı veren kontrolördür. Yani başlangıçta genelde de “confirmation
bias” (doğrulama yanlılığı) fenomeninden sebep kontrolör hatalı bir talimat verir.
Düşündüğü ile dile getirdiği aynı değildir, bundan ötürü de pilot bu talimatı
(hatalı haliyle) aynen geri okuduğunda, kontrolör kendi verdiği talimatın
hatalı olduğunu fark edemezse Tip 2 hata ortaya çıkar.
Tavsiyeler:
Pilotlar ve kontrolörler arasındaki iletişim hatalarını
azaltmak için aşağıdaki tavsiyeler, Prinzo (2006) çalışmasındaki verileri de
gözden geçirerek güncellenmiştir:
- Kontrolörler
yavaş ve anlaşılır konuşmalıdır. Bir laboratuvar
çalışmasında, aynı kontrolör aynı karmaşık talimatları daha hızlı bir ses
tonuyla verdiğinde, pilot geri okuma hataları ve tekrar istekleri (say
again) iki katından fazla artmıştır. Normal bir konuşma hızıyla (dakikada
156 kelime), kontrolör talimatlarının %5'i geri okuma hatası veya tekrar
isteği ile sonuçlanmıştır. Kontrolör biraz daha hızlı konuştuğunda
(dakikada 210 kelime) bu oran %12'ye çıkmıştır (Burki-Cohen, kişisel
iletişim). (Referans olarak, ortalama bir haber sunucusu dakikada yaklaşık
180 kelime konuşur).
- Kontrolörler,
talimatlarını kısa tutmaya ve her iletimde (transmission) en fazla dört
talimat vermeye odaklanmalıdır. Kontrolör iletiminin karmaşıklığı,
pilotun bunu hatırlama yeteneği üzerinde doğrudan bir etkiye sahiptir;
daha az karmaşıklığa sahip iletimlerde pilot hatalarının da azaldığı görülmektedir.
- Pilotlar,
kontrolör talimatlarına kritik bileşenlerin tam geri okuması (full
readback) ile yanıt vermelidir.
- Kontrolörler,
geri okumaları (readback) gelen diğer herhangi bir bilgi gibi
değerlendirmeye çalışmalı, yani onları "kullanmalıdır". Geri
okumayı aktif bir şekilde dinleyin (active listening) ve pilotun aldığı
mesajın, sizin ona iletmek istediğiniz mesaj olduğundan emin olmak için uçuş
stripleri (flight strips) üzerindeki notlarla karşılaştırın.
- Frekans
üzerinde benzer çağrı adları olduğunda, kontrolörler bu durumum ayırdına varıp, pilotların da durumsal farkındalığını arttıracak şekilde yönlendirici olmalıdır. Bu sayede, pilotlar daha alert olacak ve pilotların başka bir uçağa
yönelik talimatı kabul etme olasılığını da azalacaktır.
- Frekans
üzerinde benzer çağrı adları olduğunda, pilotlar her talimattan sonra çağrı adlarını eksiksiz olarak geri okumalıdır. Bu durum kontrolöre
talimatı hangi uçağın kabul ettiğine dair ek bilgi sağlar.
- Kontrolörler,
farklı uçaklara arka arkaya "dizi halinde" (stringing
instructions) talimat vermekten kaçınmalıdır. Kontrolörün iletiminden
hemen sonra her uçağa yanıt verme fırsatı tanımadan farklı uçaklara peş
peşe talimat vermenin iki istenmeyen etkisi vardır. Birincisi, yanlış
iletişim olasılığını artırır. İkincisi ise pilotun geri okuma (readback)
olasılığını azaltır. Pilotun geri okuması, mesajın hedeflenen uçak
tarafından alındığını ve anlaşıldığını sağlamanın en hızlı mekanizmasıdır.
- Geri okuma/Dinleme (Readback/Hearback) sürecinin genellikle gözden kaçırılan önemli bir yönü daha vardır. Kontrolörün pilotun geri okumasını dinlemesi (hearback), pilotun 'doğru anladığından' emin olmayı amaçlarken, aynı zamanda kontrolörün talimatı 'doğru verdiğinden' emin olmasına da fırsat tanır.
Kaynaklar:Prinzo, O. V., Hendrix, A. M., & Hendrix, R. (2006). The outcome of ATC message complexity on pilot readback performance (Report No. DOT/FAA/AM-06/25). Federal Aviation Administration, Office of Aerospace Medicine.
Cardosi, K., Falzarano, P., & Han, S. (1998). Pilot-controller communication errors: An analysis of Aviation Safety Reporting System (ASRS) reports (Report No. DOT/FAA/AR-98/17). Federal Aviation Administration, Office of Aviation Research. (alert-passed)


Lütfen ofansif bir dil kullanmadığınızdan, yapıcı öneriler ve eleştirilerde bulunduğunuzdan emin olun. Yorumlar denetlendikten sonra uygun bulunursa yayımlanmaktadır. Anlayışınız için teşekkürler.